mahmud dervis

kimlik kartı

kaydet arabım kartımın numarası belli değil
çocuklarımın sayısı sekiz
dokuzuncusu da yolda
yazsonunda burda
kızıyor musun

kaydet arabım taş ocağında çalışıyorum
emekçi yoldaşlarında
çocuklarımın sayısı sekiz
giysilerini defterlerini
taştaş çıkarıyorum ekmeklerini
sadaka bekleyecek değilim kapında
konağının önünde küçülecek değilim
kızıyor musun

kaydet arabım adım var yalnız yoktur soyadım
bu diyarda öfke kazanında yaşayan
en sabırlı insanım
zamanın doğuşundan daha eskiye
yılların bilinmesinden daha eskiye
selvilerden, zeytinlerden daha eskiye
uzanmıştır köklerim

karasaban süren bir ailedendir babam
soylu efendilerden değil
ve dedem bir çiftçiydi
ne neshebi belliydi ne seceresi
kitap okumadan önce
güneşin yükselişini öğretirdi bana
evim bir koruyucu kulübesi
dallardan ve kamışlardan
rahatlattımı seni bu durumum
adım var yalnız yoktur soyadım

kaydet arabım saçlar kömür karası gözler kahverengi
ayırıcı niteliklerim
başımda kefeğimin üstünde bir kan
ayalarım sert mi sert kaya gibi
tırmalar neyi tutsa
adresim sokakları adsız
unutulmuş bir köydenim silahsız
taş ocağındadır tarladadır tüm erkekleri
kızıyor musun

kaydet arabım sen yağmaladın bağlarını atalarımın
sürdüğüm çocuklarımla sürdüğü toprağı
sen yağmaladın
bana ve torunlarıma hiçbir şey bırakmadın
şu kayalıklardan başka
ve diyorlar ki hükümetiniz bunları da alacakmış
öyle mi

öyleyse kaydet
kaydet birinci sayfanın en başına
nefret etmem insanlardan hiç kimseye saldırmam
ama aç kalınca yerim etini toprağımı gasp edenin
kolla kendini kork benim açlığımdan
kork benim öfkemden kolla kendini

mahmud derviş

guney osetyadaki faaliyetlerimiz mesrudur

putin'in ''dünya skime minaresi g.tüme'' manasındaki acıklamasıdır.

''aha bir sivil gördüm sanki!!''

muzik videolarindaki ciplaklik dusturu

''her arz kendini talebini yaratır'' der say kanunu.
bundan birkaç yıl öncesine kadar tv'de ciftler öpüşürken kanal degiştirilirdi.şimdi yerli yabancı ''guzide sanatcıların'' cıplak video kliplerine gark oluyoruz. bu bir kültür yozlaşmasıdır ve lakin medya patronları için önemli olan paradır.

-köpeğiniz ısırır mı?
+ısırır,yalar,emer... parasını ver herseyi yapar.

kafkasya da gurcu kumari

kafkasya'nın savaş tarihine bir çentik daha atıldı, gürcistan'ın delifişek milliyetçi devlet başkanı mihail saakaşvili'nin 2004'de amerikan destekli 'güller devrimi'yle iktidara yürüdüğünden beri düşlediği maceraya kalkışmasıyla... sözde 1991'den beri 'de facto' bağımsız olan güney osetya'yı ardından abhazya'yı geri alacaktı. ne de olsa 2008 sonuna dek iki cumhuriyeti dize getirmeyi halkının önüne seçim vaadi olarak koymuştu, iki ayda osetlerin işini bitir kalan iki ayda da abhazları hallederdi. esasen bu 'geliyorum' diyen savaşların en sırıtanıydı. 2002'den beri gürcü birliklerini eğiten amerikan ordusu geçen ay vaziyani üssünde gerekli talimatları vermiş, tatbikatlar yapılmış, askerler sınanmıştı. güney osetya'nın kontrolünde olmayan gürcü köylerine amerikan eğitimli askerler konuşlandırılmıştı. geçen cuma ilk ciddi şimşek çakıldı; oset başkenti tshinval ve civar köylere top mermileri gönderildi; osetler ve tabiî ki bölgenin büyük abisi rusya'nın tepkileri ölçüldü. osetya'nın yaptığı gürcü köylerine havan mermisi sallamaktı, salladı da. bir de çocuk ve kadınları kardeş cumhuriyet kuzey osetya'ya postalayıp 'çıktı çıkacak' diye savaşın yolunu gözledi. rusya ise öfkesinden ne gökleri çınlattı ne de yerleri sarstı, sadece bekledi. saakaşvili manzaradan cesaret almış olmalı ki bir militan edasıyla askerlerini osetlerin kalbine gönderdi; ondan önce hollywood filminden bir sahne gibi geceyi yaran füzeler osetlerin üzerine yağıp durdu. kafkasya'nın yüz yıl geçse asla affetmeyeceği bir ihanet, korkunç bir imha hareketi... sabah söker sökmek 'başkomutan' buyurdu; 'yedekler dahil herkes savaşa!' bu haline bakarsanız saakaşvili gerçekten güney osetya'yı alabileceğine inanmıştı. top yekün seferberlik ilan ederken hedefi de iyi süslemişti; "güney osetya özgürleşecek, anayasal düzen sağlanacak." ama olmadı rusya'ya tosladı.

nasıl bir hesaptı bu? kim çizmişti bu savaş planlarını? gürcistan'ın altına imza attığı 1992'deki ateşkes anlaşması gereği bölgede bulunan rus barış gücü askerini açıkça hedef almak da kimin fikriydi?

rus uçaklarının göklerde gürlemesi için günlerce beklemek gerekmedi, birkaç saat içinde kareli'yi, gori'yi ardından tiflis'in burnunun dibindeki vaziyani üssünü ve marneuli havaalanını vurdu. bir aydır kuzey osetya'da ve civarında tatbikat yapıp bugünü bekleyen rus tanklarının tshinval'e dayanması için de birkaç saatlik zaman kafiydi.

saakaşvili 1991-1992'de osetya ile 1992-1993'te abhazya ile savaşından da hiç ders almamıştı anlaşılan. gürcü birlikleri '100 bin abhaz'ı yok etmek için 100 bin gürcü'yü feda ederiz' diyerek abhazya'ya girmişti. ama kuzey kafkasyalı gönüllüler oyunu bozdu. çeçen, adıge, karaçay, kazak hatta ruslar savaşın seyrini değiştirmişti. şimdi gürcistan yine binlerce gönüllüyle karşı karşıya. hesapta olmayan bir güç. üstelik aralarında tiflis'in panki vadisinde yıllarca rusya'ya karşı barındırdığı çeçenler de var. ne diyelim 'kafkas kardeşliği!

sonuçta saakaşvili akılsızca bir kumar oynadı, kazanamayacağını kendisi hariç herkes biliyordu!

bugün ve yarını nelerin beklediğini kestirmek zor ama savaş burada biterse ya da tam tersi bitmezde ne olacağını öngörmek o kadar da zor değil.

rusya, ne güney osetya ne de abhazya'yı gürcistan'a yar etmez, en zayıf dönemlerinde gürcistan'ın suyuna girip iki bölgeyi ambargolarla sık boğaz ettiği dönemlerde bile 'al senin olsun' demedi, vladimir putin'le yeniden emperyaller dünyasına caka satarak döndüğü bu dönemlerde hiç demez. nedenleri var: abhazya sovyetler döneminde rus yönetim elitinin sayfiye yeriydi, bugün de hala ruslar için en kolay erişilebilir tatil mekanları orada. soçi sahilleri rusya'ya yetmiyor ve abhazya giderek önem kazanıyor. gürcistan nato üyesi olursa bu iki cumhuriyet de tampon bölge olarak rusya için stratejik önem kazanacak. güney osetya, kuzey osetya'nın doğal bir parçası. kuzey osetya da şimdi rusya federasyonu'nu oluşturan cumhuriyetlerden biri. malum gürcü asıllı joseph stalin'in sözünün emir olduğu yıllarda oset ülkesi ikiye bölünüp güneyi gürcistan'a armağan edilmişti. tarihte krallıklar kurmuş hatta gürcistan'a da hükmetmiş abhazya da stalin'in anavatanı gürcistan'a en büyük kıyağıydı. ayrıca 2014'te soçi'de kış olimpiyat oyunları oynanacak. rusya misafirlerini ağırlayabilmesi için soçi'nin yanı başındaki abhazya'ya uzanmak zorunda, buradaki otel ve sanatoryumlara, inşaatlar için kum ve çakıla ihtiyacı var. bunun içindir ki meccanen abhazya'nın kendi haline terk edilmiş demiryollarını daha geçenlerde onardı. ve rusya için aslında şu dönemde kesinlikle bir savaş da çıkmamalı! çünkü olimpiyat oyunları 200 km mesafede çatışma ya da savaş varsa oynanamıyor. soçi'den 200 km öteye yürüdüğünde abhazya'nın doğu sınırına merhaba demiş oluyorsun.

zaten gürcistan da rusya'nın zayıf tarafını yakaladığından tereddütsüz vuruyor.

peki rusya bu iki bölgeyi neden 'iç' edip meseleyi kökten halletmiyor? malum kosova bm kararı olmaksızın tek taraflı bağımsızlığını ilan edince ve kabul görünce 'de facto'lar için inanılmaz bir emsal teşkil etti. güney osetya ve abhazya da tetiklenip tanınma çabalarını artırdı. herkes sandı ki balkanlardaki slav kardeşlerine yapılana misilleme olarak rusya da abhazya ve güney osetya'yı tanıyıp batı cephesine esaslı bir tokat indirecek. ama rusya tanımadı, bunun yerine abd'nin tayvan'a yaptığı gibi tanımadan tanımış gibi ilişkilerini normalleştirdi; ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel köprüler kurmaya başladı. en önemlisi bdt ambargosunu çöpe attı. rusya abhazya ve güney osetya'yı tanısaydı ne olurdu? muhtemelen batı da çeçenya'yı tanırdı. ardından 'dalda duran kuş' misali dağıstan, inguşetya, kabardey-balkar ve karaçay çerkes gibi diğer kafkas cumhuriyetleri teker teker uçardı. her ne kadar bu cumhuriyetlerde her seçim döneminde rusya'da iktidar partisine yüzde 95'lerin üzerinde oy çıksa da kremlin'in hafızası 'buralarda her an her şeyin olabileceği gerçeğini' saklı tutuyor. ve bir de rusya batı'ya 'eğer gürcistan'ı nato'ya alırsanız, güney osetya ve abhazya'yı unutun' kartını masada tutmak istiyor.

sözün özü şu; abd kafkasya'ya ancak 11 eylül saldırılarının oluşturduğu özel atmosfer sayesinde afganistan'a sevkiyat bahanesiyle gürcistan üzerinden girdi. bu onlarca yıldır beklediği fırsattı. şimdi güneyin steplerinden kuzeyin yükseklerine saakaşvili'yi kullanıp yumruk sallıyor, rusya'nın azcık da olsa başını ağrıtmak için.

kafkasya son aylarda batılı elçilerin yol geçen hanına döndü; kafkasyalı liderlere ne mi fısıldanıyor; 'rusya'dan kopun sizi tanırız!' bu vaatler tutulmadığından 1864'te imam şamil yarı yolda kalmıştı, 1918'de kurulan kuzey kafkas cumhuriyeti'nin de nefesi iki yıl yetmişti. kafkasyalı şimdi buna kanmıyor...

sonuç olarak abd'nin kafkasya'ya ilgisinin ilk ciddi bedeli sanırım dün gece patlak veren savaş oldu. ama bu macera tiflis'in arzuladığı yönde sonuçlanmadığı gibi batı'nın enerjide bağımlı olduğu rusya'yı kızdırmamak için saakaşvili'yi defterden silmesiyle bile sonuçlanabilir. devrimin ya da 'halk darbesi'nin güllerinin solduğu sır değil...

kaynak: dünya bülteni

six feet under

cover albümleri en dinlenilesi olandır.t.n.t ve black out favoridir.

soslan baycora

1937 yılında, kuzey kafkasya`da karaçay cumhuriyetindeki oğarı teberdi`de doğdu.1943-1944 yıllarında, halkı ile beraber kazakistan`a sürgüne gönderdi, orada öksüz kaldı. küçük yaştan beri hayat mücadelesinin içinde yetişen şair ve bilim adamı, kendini yetiştirdi.1990 yılında "karaçay yazma eserler enstitüsü"nü kurmuştur. "filologiya ilmulanı kandidatı" olan bayçora`nın kırkdan fazla ilmi çalışması çeşitli dergi ve kitaplarda yayınlanmıştır. ilmi araştırmalarının yanında şiir çalışmaları da olan bayçora`nın yayınlanmış şiir kitapları da vardır. taş yazmalar üzerine yaptığı çalışmaların sonuçlarını 3.sovyet-türk kollokyumunda bildiri olarak sunmuştur.

gunun sozu

''god is truth and light his shadow'' platon

21 aralik

namık kemal'in dogum günüdür ayrıca.

21 aralik

1948 de irlanda'nın bağımsızlığını ilan ettiği gün.

en guzel turk filmleri

<bkz: agır roman>

igrenc turk filmleri

<bkz: turk filmleri>

yozlasan turkce

şüphe yoktur ki her gecen gün turkce yozlaşmaktadır. dilimizdeki yabancı kökenli sözcüklerin istilası artarak sürmektedir.örneklemek gerekirse:

yıl: 1965
"karşıma aniden çıkınca ziyadesiyle şaşakaldım.. nasıl bir eda takınacağıma hüküm veremedim, adeta vecde geldim. buna mukabil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalade rahatlatan bir tebessüm vardı.. üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim.."

yıl: 1975
"karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. ne yapacağıma karar veremedim,heyecandan ayaklarım titredi. ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum,yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim.."

yıl: 1985
"karşıma aniden çıkınca fevkalade şaşırdım.. nitekim ne yapacağıma hüküm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. amma ve lakin kısa bir süre sonrakendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim.."

yıl: 1995
"karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. fena halde kal geldi yani..ama bu iş bizi bozar dedim. baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim..manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selam' dedim.."

yıl: 2006
"abi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yani.. oğlum bu iş bizi kasar dedim, fena göçeriz dedim, enjoy durumları yani.. ama concon muyum ki ben,baktım ki o da bana kesik.. sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. 'hav ar
yu yavrum?'"

yıl: 2026
"ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. off, ay dont nov abi yaa.. ama o da bana öyle baktı, if so aşık len bu manita.. 'hay beybi..'"

motherfucker

<bkz: fucker fuckara>

12 kasim 2006 efes pilsen fenerbahce ulker maci

efes pilsen'in 83-72 yendiği mac olmuştur.fenerbahce ülker'li oyuncu mirsad türkcan'ın gereksiz agresifligi bu sefer marcus heislip'e sökmemiştir ve dayağını da yemiş,kaşı açılmıştır.

haybeden gece siirleri

ey özünün sırlarına akıl ermeyen;
suçumuza, duamıza önem vermeyen;
günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;
umudumu rahmetine bağlamışım ben.

büyükse de isyanım, kötülüklerim,
yüce tanrı'dan umut kesmiş değilim;
bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın
rahmete kavuşur elbet kemiklerim.

tanrım bir geçim kapısı açıver bana;
kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana;
şarap içir, öyle kendimden geçir ki beni
haberim olmasın gelen dertten başıma.

rahmetin var, günah işlemekten korkmam;
azığım senden, yolda çaresiz kalmam;
mahşerde lutfunla ak pak olursa yüzüm
defterim kara yazılmış olsun, aldırmam.

derde gama yatkın yüreğime acı;
bu tutsak cana, garip gönlüme acı;
bağışla meyhaneye giden ayağımı,
kızıl kadehi tutan elime acı.

akıl bu kadehi övdükçe över;
alnından sevgiyle öptükçe öper;
zaman usta'ysa bu canım nesneyi
hem yapar hem kırıp bin parça eder.

ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?
sana düşer azapların, tövbelerin beteri.
alçakları besler, yoksulları ezer durursun:
ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri.

her sabah yeni bir gün doğarken,
bir gün de eksilir ömürden;
her şafak bir hırsız gibidir
elinde bir fenerle gelen.

dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.

yaşamanın sırlarını bileydin
ölümün sırlarını da çözerdin;
bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
yarın, akılsız, neyi bileceksin?


ömer hayyam

tasavvuf

ahlâk ve kalb ilmi. kalbi kötü huylardan temizleyip, iyi huylarla doldurmak. kalbde imanın vicdanileşmesi, yani ehl-i sünnet itikadının kalbde sağlamlaşması ve şüphe getirici tesirlerle sarsılmaması, nefsden doğan tembelliklerin ve sıkıntıların giderilip, ibadetlerde kolaylık ve lezzet hasıl olması. allah ile olmak, iyi ahlak edinmek ve dînin emirlerine uymakdır.

buyu

ayrıca yahudilikte büyünün yeri büyüktür. yahudi kültürünün temel taşlarından kabbala bir büyü ve gizli ilimler kitabıdır.

buyu

kötü veya iyi amaçlara ulaşmak için, muska yazmak, ip üflemek gibi sıradışı şekillerde yapılan ayinsel bir işlemdir. kötü amaçlarla yapılan büyüye kara büyü denir.

cin ve ruh gibi doğaüstü güçlerin yardımıyla, bazı maddeleri kullanarak ya da insan ruhunun gücünden faydalanarak yapıldığına inanılır. çok eski zamanlardan beri uygulandığı gibi günümüzde de bu tür işlerle uğraşanlar mevcuttur. büyü yolu ile ulaşılmak istenen amaçlar kısmet bağlamak, kendine aşık etmekten, savaş kazandırmaya varan geniş bir yelpazede değişirler. büyü yapan kişiye kullandığı metoda göre büyücü, üfürükçü, kocakarı veya medyum denir.

ipek yolu

avrupa, doğunun kaliteli ipek ve baharatı ile tanışınca, bu ürünlere büyük bir talep doğmuş ve "ipek yolu" olarak adlandırılan tarihi ticaret yolları yapılmıştır. çin'in en uç noktasından başlayıp anadolu'nun çeşitli yerlerinden geçerek istanbul'da birleşen ve oradan da avrupa'nın içlerine giden bu yol boyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil, asya ile avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültür alışverişini de sağlamıştır.

a night at the opera

aynı zamanda 2002 yılında blind guardian'ın cıkarmış oldugu albümün de adıdır.